Flört, bir çok çift tarafından mutlu ve heyecanlı geçirilen bir süreçtir. Bu süreçten sonra  çiftler birlikteliklerini evlilik yolunda ilerlemesine karar verirler. Evlilik, eğitimleri, öğrenimleri, örf ve adetleri farklı ailelerde doğup büyümüş, geçmiş hayat deneyimleri, farklı olan iki kişinin bundan sonra ömürlerinin geri kalanını birlikte yaşamaya karar vermesidir. Böylece çiftler  birlikte aile kurarken aslında birbirlerinin ailesini de kabul eder ve iki aileyi de birleştirirler. Bu süreçte yaşanılan heyecana ek olarak  stres , kaygı ve korkuda  çiftlerin hayatlarına girmiş olur.

Doğum, hastalık, ölüm, taşınma, mezuniyet gibi önemli yaşam olaylarında da olduğu gibi, evlilik kararı ve aşamasında da kişilerin yaşadığı bu değişikliğe bağlı olarak gerginlik ve heyecan yaşayabilirler. Aslında hayatını sevdiği bir kişiyle birleştirme düşüncesinin ötesinde geriye kalan bir ömrün beraber geçirilmesi düşüncesi çiftleri psikolojik olarak etkileyebiliyor. Evlilik kararı ve hazırlık süreci mutlu bir birliktelik için olsa dahi, kişilerin hayatlarında  önemli bir değişiklik  sürecine girildiği için içine insan beyni tarafından ruhsal bir stres olarak algılanmasına sebep olur.

Evlilikte yetişkin iki bireyin birbirlerinin psikolojik, sosyal ve fiziksel ihtiyaçlarını  karşılamaları hem de ekonomik olarak denge kurmaları beklenir. Bununla birlikte arkadaş, iş çevresi , sosyal çevre ve çocuk yetiştirme gibi daha bir çok konuda orta nokta  bulup karar verme durumunda kalacaklardır.

 

‘’Evlilik’’ Kusursuz Bir Cennet Değildir!

Aslında çoğu kişi için  tarafından  idealize edilmiş  bir evlilik düşüncesi vardır. Evlilik, hiçbir sorunun ,problemin olmadığı, her şeyin gönlünüzce olduğu  mükemmel bir hayat  değildir. Tıpkı hayat gibi evlilik de bir çok değişkene bağlıdır ve hisleriniz, hissettikleriniz zaman zaman değişim gösterecektir. Hayatınız hiçbir zaman kusursuz olmayacaktır ve kusursuz olmak da zorunda değildir. Burada asıl önemli olan hayatınızı birleştirmenin beraberinde getirdiği sevgi, saygı ve hoşgörüyü her zaman birbirine gösterebilmektir.

Evlilik Öncesi Süreçte Neler Strese Yol Açar?

Evlilik kararının alınmasıyla birlikte düğün gününe kadar geçecek olan süreçte  yaşanan stres asıl evlilik fikrinin getirdiği sorumluluklardan kaynaklanabilmektedir. Çünkü eş rolü, kişiye evliliğe göre değişmesi gerektiğini ve başka biri olmasını söylüyor. Evlilik öncesi dönemde  çiftler birbirini tartmaya başlar.  Acaba doğru yolda mıyım?, benim için doğru eş mi? Onunla bir hayat geçirebilir miyim? Beni hep mutlu edebilecek mi?  Gibi sorulara cevap aranır. Bunlara ek olarak da  yapılacak hazırlıklar düğün yeri, gelinlik ,ev , eşyalar gibi bir çok konu strese sebep olup kriz anlarına sebep olabilir. Her  bir yeni durum  sonucunda  karşılaşılan sorunlar stres sebebidir  ve bir tepkiyle karşılık bulur. Bu tepkilerde kriz anlarını oluşturur. Aslında stres karşısında gösterilen tepki değişime uyum sağlamaya yöneliktir fakat bazı durumlarda gösterilen tepkiler şiddetli ve yıkıcı olabilir. Hazırlıklara başlandığı zaman stresle başetme yöntemleri kullanılabilirse stres ve sonucundaki kriz anlarının üstesinden daha kolay gelinebilir.

İşte bu bahsettiklerimiz evliliğe giden yolda, çiftlerin amaçlarından sapmalarına sebep olabiliyor. Aslında çok basit ve önemsiz olabilecek sorunlar , bir anda ortalığı savaş alanına çevirebiliyor. Gelin çiçeğiniz, koltuğunuzun rengi , perdelerinizin modeli , annelerin- babaların fikir ve görüşleri  ileride eşiniz olacak kişi ile aranızda büyük bir probleme dönüşebiliyor. Anneler ve babalar olması gerektiğinden daha fazla bu sürece dahil olup fikir ve düşüncelerini söyleyebilirler, fakat burada dikkat etmeniz gereken ve önemli  nokta son kararı çiftin vermesidir. Bu problemleri yaşarken o an çok büyük ve önemli konular olduğunu düşünebilirsiniz fakat o süreç bittiğinde aslında hepsinin küçük detaylar olduğu ile yüzleşeceksiniz ve bunlar arasında telafi edemeyeceğiniz tek şey karşınızda olacak, o da çok sevdiğiniz ve değer verdiğiniz insanın kalbi! Bu yüzden evlilik öncesinde yaşadığınız stres, kaygı belki öfke son derece normal duygulardır ve bunu gelecekteki eşinize mal etmemeye özen göstermelisiniz. İkinizin de aslında ayrı bireyler olduğunuzu ve her zaman her yerde aynı fikirde ve düşüncede olamayacağınızı kabullenmelisiniz. Çünkü ancak ideal bir evlilik bu düşünce zemini ile oluşur. Eğer bu konuda çok zorlanıyorsanız ve problemlerin üstesinden gelemiyor stresle başa çıkamıyorsanız, mutlaka profesyonel bir destek almayı deneyin. Unutmayın ki; çözülmeyecek hiçbir şey yok ve bu duyguları sadece siz hissetmiyorsunuz!

 

Evlilik Öncesi Stresle Başa Çıkmak İçin Neler Yapılabilir?

Zihinsel Yöntemler:

  • Mükemeliyetçi düşüncenizden vazgeçmek
  • Genellemelerden vazgeçmek – onunda başına geldi kesin benimde başıma gelicek,
  • Olumsuz düşünceden vazgeçip olumluya yönelmek,
  • Küçük sorunların büyük sorunları tetikleyebileceği düşüncesinden vazgeçmek.

 

Davranışsal Yöntemler:

  • Yapılacak olan işlerinizi önceden planlamak ve zamanında yapmak,
  • Oluşan problemi çözmek için bilgimizin ve tecrübemizin yeterli olup olmadığını düşünmek,
  • Evlilik hazırlıkları ile ilgili herhangi bir konuda profesyonel yardım almak,
  • Stresi, kaygıyı arttıran durumlardan kaçınmak veya stresi oluşturan kişi ile konuşmak,
  • Dinlemeye özen göstermek,
  • İletişimi arttırmak ve düzenlemek adına karşımızdakinin söylediğini iyi dinlemek,
  • Keyif alınabilecek aktivitelere devam etmek

 

Duygusal Yöntemler:

  • Öncelikle kendine güvenmek,
  • Ne istediğinden emin olmak, fikir değiştirmemek,
  • Mümkün olmayan beklentilerden vazgeçmek,
  • Düğün hazırlığı, davetiye, ev hazırlığı gibi konuları son ana bırakmamak,
  • Yaptığınız işi kendiniz için mi yoksa başkaları için mi yapıyor olduğunuzu gözden geçirmek.

 

Kendinizi Stresli Hissettiğinizde ve Kriz Anında Yapılacak Egzersiz

 

 

  • Öncelikle ayaktaysanız oturun, oturuyorsanız da ayağa kalkın.
  • 10 kez derin derin burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan vererek bedeninizi rahatlatın.
  • Sonrasında kendinizde stres, gerginlik, kaygı oluşturan felaket senaryolarınızı yakalamaya çalışın ve bu senaryoların ne kadar gerçekçi olduğunu düşünün.
  • Ardında aslında bu düşüncelerinizin bir senaryo olduğunu, bugüne ait olmadığını ve gelecekte neler olup olmayacağını ve bu durumu şimdiden hiç kimsenin bilemeyeceğini kendinize hatırlatın.
  • Gerçekte var olmayan düşüncelerinizin yerine, inandığınız ve  doğru  olan düşünceleri bulmaya çalışın. Eğer yeni bir düşünce bulamayacak kadar kendinizi gergin ve stresli hissediyorsanız, o an etrafınızda bulunan herhangi bir nesnelere, kişilere dikkatinizi verip sizi yoran felaket senaryolarından uzaklaşmayı deneyin. Stresinizin ve kaygınızın azaldığını hissedeceksiniz.

 

Kendinize güvenli bir yer oluşturun. Stresli ve kaygılı hissettiğinizde güvenli yerinizi hayal edebilirsiniz.

 

 

Güvenli Yerinizi Oluşturun

 

Kendinizi güvende, mutlu , huzurlu hissedeceğiniz bir yer hayal edin. Bu yer daha önce gittiğiniz bir yer olabilir. Orman, sahil kenarı vb.. Fakat bu yerde daha  öncesinde  kötü bir anınızın olmamasına özen gösterin. Şimdi orda olduğunuzu  düşünün ve etrafınızda neler olduğunu fark edin.  Duvarların rengini, hangi ağaçların olduğunu.. Sabah mı ?  Akşam mı? sonrasında işittiğiniz seslere odaklanın ve hissettiğiniz diğer duyumlarınıza. Gerçekten orada olduğunuzu ve güvende olduğunuzu hiçbir problemin sorunun orda olmadığını düşünün ve buraya bir isim koyun, huzur, mutluluk vb..  Artık burası sizin güvenli yeriniz kendinizi stresli, kaygılı yada kötü hissettiğinizde gideceğiniz bir yer.  Egzersiz sonrasında güvenli yerinize gidebilirsiniz bu sizi daha iyi hissettirecektir.

Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir