Travma tedavisinde uzmanlaşmış ruh sağlığı uzmanları, insanların aşırı derecede acı çektiğine dair hikayeler duyar ve hayatta kalanlar tarafından kaydedilen korku, çaresizlik ve dehşet duygularını tutarlı bir şekilde gözlemler. Son araştırmalar, bu mesleki görevlerin, hayatta kalanların travma öyküsüne tanıklık eden uygulayıcıda psikolojik semptomlara neden olabileceğini göstermektedir.

Birincil travma sonrası stres bozukluğu, travmatik bir olay yaşayan, tanık olan veya travmatik bir olayla karşılaşan ve yoğun korku, çaresizlik veya dehşetle yanıt veren bir bireyde teşhis edilebilir. Kasıtlı travmalar (örneğin, savaş, cinsel saldırı, terör ve toplu şiddet) ve ayrıca kasıtsız travmalar (örneğin, doğal afetler, kazalar) bu yaygın psikiyatrik duruma neden olabilir.

İkincil travma, travmatik bir olayın ilk elden anlatılması veya anlatılması yoluyla travmaya dolaylı olarak maruz kalma olarak tanımlanır. Mağdur tarafından travmanın canlı bir şekilde anlatılması ve klinisyenin bu olayın ardından bilişsel veya duygusal temsili, TSSB’ye paralel bir dizi semptom ve reaksiyonla (örneğin, yeniden deneyimleme, kaçınma ve aşırı uyarılma) sonuçlanabilir. İkincil travmatizasyon, merhamet yorgunluğu (Figley, 1995) ve dolaylı travmatizasyon (Pearlman ve Saakvitne, 1995) olarak da adlandırılır.
Örnek verecek olursak bir doğal afete maruz kalmış kişilere, doğal afetin yaşandığı yerde psikolojik destek vermek. Hem canlı olarak dinlemek hem de doğal afetin yaşandığı yeri görmek ve buna maruz kalmak ikincil travmaya örnek olarak verilebilir.

Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir