Yetişkinlerde bağlanma bozukluğu diğer bireylerle samimi, sevgi dolu bağlar geliştiremeyen kişinin duygusal bozukluğunu açıklamak için kullanılan bir terimdir. Bu bozukluk ya yakın ilişkilerin kabul edilmeyişi ya da yakın ilişkilerin sürekli kurulmak istenmesi olarak kendini gösterir. Yetişkinlerdeki bağlanma bozukluğunun birçok belirtisi başka durumlarda, örneğin Borderline (sınır) kişilik bozukluğunda bulunan semptomlarla örtüşür. Samimiyet kurmaktan kaçınan veya onu reddeden bağlanma bozukluğunun belirtileri arasında başkalarını aşırı eleştirme, tartışmacı,kavgacı davranış ve başkalarında öfkeyi kışkırtma bulunur. Bağlanma bozukluğu şiddetli ilişki ihtiyacıysa işaretler sahiplenmecilik, kıskançlık ve partnere aşırı bağlanmayı içerir..

Dört farklı bağlanma tarzı vardır: Güvenli, korkulu-kaçınmalı, önemsemez-kaçınmalı ve kaygılı-dalgın. Bu tarzların ikisi, korkulu-kaçınmalı ve kaygılı-dalgın yetişkinlerde bağlanma bozukluğu olarak düşünülür. Korkulu-kaçınmalı olan kişiler ilişkilerden korkarlar ve soğuk, kayıtsız ve uzak davranarak kendilerini bireylerden uzaklaştırırlar. Başkalarını uzaklaştırmak için ortaya çıkarılmış yıkıcı davranışlar gösterirler. Kaygılı-dalgın olan kişiler partnerlerinden sürekli güvence göstermelerini isterler, onlara kişisel alan tanımak istemezler ve durmadan partnerlerinin sadakatini sorgulayabilirler.

Teoride, bu güvenli ilişkiler kurabilme becerisi çocukluk olaylarından kaynaklanır. İstismar edilen, terk edilen veya duygusal bağları kuvvetli olmayan, uzak anne babaları olan çocuklar sağlıklı ilişki kurma sorunları yaşayarak büyüyebilirler. Arka arkaya koruyucu ailelerde yetiştirilen veya bir akrabadan başka akrabaya gönderilen bir çocuk, yetişkin olduğunda bir partnerin kalıcılığına güvenme ve inanma konusunda sorunlar yaşadığını keşfedebilir. Bağlanma problemi yaşayan yetişkinler, bağlanma sorunu olan yetişkinler yetiştirme riskine sahiptir.

Partnerinizi kıskandığınızda rahatsız oluyorsa sağlıksız bir kıskançlığa girdiniz demektir. Bu tür kıskançlık sürekli izleme, sorgulama, kontrol etme, tuzaklar kurma, kısıtlama, misilleme, cezalandırma ve rakibi cezalandırma gibi eylemler içerir. Obsesif kompulsif bozuklukla benzeşir. Kıskanan birey aldatılma konusunda takıntılı düşünceler geliştirir, tuzaklar kurar. Örneğin sosyal medyadan sahte hesap açıp, albenili fotoğraflarla süsler ve eşine, sevgilisine arkadaşlık isteği gönderir. Tanışmaya yanaşacak mı diye kontrol etmek ister. En tehlikelisi ise misillemedir. Aldatıldığını düşünerek kendisi aldatır. Bir de sürekli karşısındakini aşağılar ki kendine güveni azalsın ve başka biriyle birlikte olma fikri aklına bile gelmesin diye…

Kıskançlık özellikle kadınlar tarafından aşırı sevilme sanılıyor. Kadında duygusal bir açlık da varsa, karşı tarafa olması gerekenden fazla şekilde bağlanıyor. Kıskanılan taraf için ayrılık çok travmatik olabiliyor. Çoğunlukla  bu tür ilişkilerin sonunda ayrılık olmaktadır. Çünkü aşırı kıskanan bireyde farklı türde psikolojik dengesizlikler de baş göstermeye başlayabilmektedir.

Kıskançlık tedavisinde asıl  amaç, kişinin kıskançlık duygularının altında yatan duygu ve düşünceleri saptamaktır.  Kişiden kıskançlık duygusunu hissettiği anlarda düşüncelerini incelemesi ve kıskançlıktan önce gelen duyguları fark etmesi beklenir. Bu duygu ve düşüncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve rasyonel (mantıklı) olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olasılık tanıyacaktır. Kişinin  sevilmeye değer bir insan olduğu mesajı gitmeli, kendi değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır.

 

Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir