Her yaştan insan, zamanlarının önemli bir kısmını sosyal medyada geçiriyor. Bazıları platformları aile ve arkadaşlarla bağlantıda kalmanın bir yolu olarak kullanırken, diğerleri onları ağ kurmak, reklam yapmak ve iş fırsatları bulmak için kullanıyor. Sosyal medya sayesinde, gençler birbirleriyle bağlantı kurmanın yeni yollarını buldular, diğerleri arasında uygunsuz tartışmalara ve zorbalığa katkıda bulundular.

Sosyal medyanın çocukların ruh sağlığı üzerindeki etkisi hala tartışmaya açık. Kısmen suçlanacak olan araştırma eksikliği var. Bazı araştırmalar, çocukların çevrimiçi küçük grup etkileşimlerinden yararlanabileceğini gösterirken, diğer çalışmalar kaygı, depresyon ve yeme bozukluklarında artış olduğunu gösteriyor.

Sosyal medyayı analiz etme süreci de sürekli değişmekte ve gelişmekte olduğundan zordur. Ayrıca uzun süreli bir çalışma yapılmamıştır. Sonuç olarak, yalnızca mevcut araştırmalara dayanarak eğitimli tahminlerde bulunabiliriz. “Beğeniler” ile bir ömür boyu yaşamak, nihai bir karar vermek için yeterli veriyle desteklenmiyor.

Onlarla büyümediyseniz, bazı sosyal medya platformlarının çekiciliğini anlamakta zorlanabilirsiniz. Yine de gençler için, tüm kaydırma, beğenme, takip etme ve selfie çekme, genellikle arkadaşlarıyla paylaşmanın, onlarla iletişim kurmanın ve olayları takip etmenin ana yoludur.

 Sosyal Medyanın Olumsuz Etkileri ve Riskleri

Telefon Bağımlılığı: Dijital Refah 2020 adlı yeni bir araştırma, gençlerin neredeyse yarısının akıllı telefonlarına bağımlı olduğunu kabul ettiğini gösteriyor. Ankete katılanların çoğu, teknolojiyle olan ilişkilerinin de hayatlarını (diyet, uyku, egzersiz ve okul çalışmaları) olumsuz etkilediğini hissetti. Uygunsuz veya zararlı içeriğe erişim: Çocuklar şiddet içeren, ırkçı veya nefret dolu içeriğe veya pornografik materyal içeren içeriğe maruz kalır. Pornografiye, çocuklar ve gençler tarafından kasıtlı olarak aranmaktansa tesadüfen rastlanması daha olasıdır. Gençler, pornografiye ilk kez eriştiklerinde merak, şok, kafa karışıklığı ve tiksinti karışımı yaşadıklarını bildirdiler.

Siber zorbalık: Erkekler kesinlikle bağışık olmasa da, genç kızların sosyal medya kullanımı yoluyla hedef alınması erkek meslektaşlarına göre daha olasıdır. Psikolojik araştırmalar, siber zorbalığı depresyon, kaygı ve intihar düşüncesi riski ile ilişkilendirmiştir. Gençler siber zorbalığa karşı özellikle savunmasızdır ve uygun zamanda gerekli eylemlerin yapılmaması ciddi sonuçlara yol açabilir.

Uyku Bozukluğu: Geceleri sosyal medya bir çocuğun uykusunu bozabilir. 5 ila 16 yaş arasındaki çocuklar her gece 9 ila 11 saat arasında uyumalıdır. Yetersiz uyku, okuldaki öğrenmeleri üzerinde zararlı bir etkiye sahip olabilir ve depresyon ve kaygı risklerini artırabilir.

Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir